UZMAN PSİKOLOG DUYGU YÜREK GÜRDENİZ İLE ANNE ÇOCUK BAĞLANMASI ÜZERİNE

Derleyen: Kübra Eldem


Chi&Che ile Çocukluğum” Podcastimizin ikinci bölümünü Uzman Psikolog Duygu Yürek Gürdeniz ile kaydettik. “Bağlanma nedir”, “Neden önemlidir”, “Ne zaman ve nasıl oluşur”, “İşlevi nedir” ve “Bağlanma stilleri nelerdir?” sorularına cevap arayarak bu konular üzerine anne-çocuk bağlanmasını konuştuk. Peki Duygu Yürek Gürdeniz kimdir? Psikolog Duygu Yürek Gürdeniz İzmir doğumludur. Lise öğrenimini Atakent Anadolu Lisesinde tamamlamış olup Ege Üniversitesi psikoloji bölümünden 2013 yılında mezun olmuştur. Lisans eğitimi sırasında Ege Üniversitesi Hastanesi’nde, özel psikolojik danışmanlık ofislerinde staj yapıp deneyim kazanmıştır. Mezun olduktan sonra özel eğitim merkezlerinde ve anaokullarında psikolog ve kurum müdürü olarak çalışmıştır. Ekonomi Üniversitesi'nde İşletme yüksek lisansı (MBA) ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde psikoloji yüksek lisansını tamamlamıştır.

Gürdeniz ile sohbetimize “bağlanma” kavramının açıklanması ile başladık.


Bağlanma: Doğduğumuz zaman hayatta kalabilmek için fiziksel doğamız gereği bir başkasının bakımına muhtacızdır. Bu hem fiziksel ihtiyaçlarımız için hem de duygusal ihtiyaçlarımız için geçerlidir. Bağlanma bizi koruyacak olan ve bu fiziksel, duygusal ihtiyaçlarımızı giderebilmek için bakım verenimiz ile yakın kalabilmemize hizmet eder. Bağlanma stilimiz doğduğumuz andan ölüme kadar aktiftir. Beşikten mezara kadar yani. Hatta son zamanlarda yapılan araştırmalara göre anne karnından itibaren başladığı düşünülmektedir. Bağlanma kuramının en önemli özelliği ise psikolojide en fazla bilimsel geçerliliğe sahip bir kavram olmasıdır. Hakkında birçok araştırma yapılmıştır. İstisnasız tüm dünyadaki insanların hayatını etkiler. Çocuklukta bakım veren ile kurduğumuz bu ilişki bizim yetişkinlikteki romantik ilişkimizden, çevremizdeki diğer ilişkilere, işimizi bile etkiler.


Sohbetin devamında bağlanmanın ne zaman, nasıl oluştuğu ve işlevi hakkında bilgi sahibi olduk: 0-2 yaş oldukça kritiktir ama 3 yaşa kadar iyice şekillenir. Aslında çocuk için 3 temel işlevi vardır bağlanmanın: 0-2 yaş oldukça kritiktir ama 3 yaşa kadar iyice şekillenir. Aslında çocuk için 3 temel işlevi vardır bağlanmanın:

· Birincisi, bakım verene yakınlığı sağlar. Bu da açlık gibi fiziksel ihtiyaçlarını giderilmesine ya da karanlık bir yerde kaldığında ya da yabancı bir ortamdayken olan kaygısını hafifletmek için yakınlığı sağlayabilmesi için önemlidir.

· İkincisi, emeklemeye başladığı zamanlar gibi çocuğun keşfedebileceği yeni ortamların varlığında bakım vereni bir güvenli üs olarak görmesidir. Ben ortamı keşfederken annem orada mı? İhtiyacım olduğunda orada hazır beni bekliyor mu? Oyun parkında özellikle çocukları gözlemlediğimizde de fark ederiz. Çocuk oynarken ya da yeni şeyler keşfederken arada dönüp annesine bakar orada mı diye? Eğer orada ise tekrardan güvenli şekilde keşfe devam eder. Huzurlu hisseder, emeklemek, kurcalamak gibi davranışlarını sergiler.

Üçüncüsü ise “başıma bir şey geldiğinde orada mı annem?” Güvenli liman. Oyun oynarken düştüğünde ilk annesini çağırır ya da ona koşar çocuklar. Çocuk annenin yanında huzurlu bir şekilde keşif davranışlarını sergilediğinde, canı yandığında ona koştuğunda ve ayrılık acısı çektiğinde bağlanmanın geliştiğini görüyoruz. 2 yaşına kadar çocuklar biz odadan çıktığımızda geri geleceğimizi bilmezler.


3 temel bağlanma stili vardır. Bunlar:


1. Güvenli Bağlanma: Eğer bakım veren, çocuğun ihtiyaçlarını anlayıp zamanında giderebiliyorsa ve bunu tutarlı bir şekilde yapıyorsa güvenli bağlanma gerçekleşir. Yetişkinlikte de bu bireyler sağlıklı ilişkilere sahip olurlar.


2. Kaygılı Bağlanma: Bakım veren zamanında ve tutarlı bir şekilde çocuğun ihtiyaçlarını karşılayamazsa yani bazen orada ama bazen yoksa, çocukta kaygılı bağlanma gelişir. Çocuk yoğun terkedilme kaygıları yaşar, anneye yapışma davranışı sergiler Ya orda olmazsa diye anneden ayrılıp çevreyi keşfedemez. Yetişkinlikte de ilişkilerde yoğun terkedilme kaygılarıyla boğuşur bu bireyler. Terkedilmemek için birçok fedakarlıkta bulunurlar.


3. Kaçıngan Bağlanma: Tutarlı bir şekilde ilgi göstermez bakım veren. Yani çocuğun ihtiyaçlarını duymaz, gidermek için çabalamaz, ilgi, şefkat göstermez. Benim kimseye ihtiyacım yok, ben kendime yeterim, ihtiyaçlarımı kendim karşılarım derler.


Yabancı Ortam Deneyi

Güvenli bağlanan çocuk, anne yanındayken huzurlu şekilde etrafı keşfeder, yabancının varlığından kaygılanmaz ama çok da ilişkiye girmez. Anne odadan çıktığında kaygı hisseder ama tekrardan geldiğinde kolayca anne tarafından sakinleştirilir ve çocuk etrafı keşfedip oyuncaklarla oynamaya devam eder.

Kaygılı bağlanan çocuklar, anne odadayken bile annenin yanından ayrılmaz etrafı keşfetmez, odadan ayrıldığında da aşırı kaygı ve huzursuzluk hisseder ama anne geri döndüğünde de asla sakinleştirilemez.

Kaçıngan bağlanmada, anneleri yanlarındayken çevreyi keşfederler ama anne ile çok fazla etkileşim içinde olmazlar. Anneden ayrılma çocuklarda kaygı ve gerilim yaratmaz bu ayrılıktan etkilenmezler, sıkıntı yaşamazlar. Anne geri geldiğinde ise çocuklar annelerine karşı ilgisiz kalmaya devam eder, yakınlıktan ve etkileşimden kaçınırlar. Dikkatlerini çevreye verirler, oyuncaklarla ilgilenmektedirler.


Sohbette Bahsedilen Deneyler

1. Harlow, Maymun Deneyi- https://www.youtube.com/watch?v=_u5gYEMxvnM

2. Mary Ainsworth, Yabancı Orta Deneyi- https://www.youtube.com/watch?v=upb0sc5CLAs


Uzman Psikolog Duygu Yürek Gürdeniz’in Kitap Önerileri

1. Duygusal Zekası Yüksek Çocuklar Yetiştirmek- John Gottman, Joan DeClaire


2. Bağlanma: Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları- Rachel Heller, Amir Levine


3. Artık Üç Kişiyiz- John Gottman


50 görüntüleme0 yorum